SANATIN VE ÇİKOLATANIN ANAVATANI

By | Cumartesi, Şubat 28, 2015

İSVİÇRE
Orta Avrupa'da bulunan sanat ve çikolatanın anavatanı İsviçre....

Kuzeyinde Almanya,doğusunda Avusturya ve Liechtenstein,güneyinde İtalya,batısında ise Fransa bulunmakta.

41.285 km'lik yüzölçümüyle Alpler'in kuzey ve güney yamaçlarında bulunan İsviçre,dünyadaki en büyük 135.ülke.Yazlar sıklıkla yağmurlu geçiyor.Kış ayları ise çok soğuk bir hava sözkonusu.Şahsen ben tropik iklim seven biri olarak bu zamanlarda etrafı gezerken dondum diyebilirim.Kayak tatili için ideal ama kayak sporu yapmıyorsanız yaz aylarını tercih etmeniz daha çok keyif almanızı sağlayacaktır.
Dünyanın neresine gidersem gideyim 3-4 günden fazla kalmayı sevmiyorum,sanki büyüsü kaçıyor birşeylerin.Maskesi düşüyor o güzelliğin.Tadında bırakmakta yarar var.

Temizliği,ulaşım rahatlığı,insanların saygılı tavırları,kültür ve sanata verilen değer,doğallığı bu ülkeyi sevmemdeki en önemli etkenler.

ZÜRİH
Havaalanından şehrin merkezine kadar rahatlıkla kullanabileceğiniz tren hattı ve her noktaya,taaaa Alplere kadar ulaşabileceğiniz bağlantılı tramvay hatlarıyla kendinizi hiç olmadığınız kadar özgür ve keyifli hissedebilirsiniz.Bir sporcu olarak bayıldığım bir diğer konu da,tramvayda kayak takımlarıyla spora giden spordan gelen insanların olması ve şehrin heryerinde arabayı anlamsız duruma sokan bisikletlerin varlığı...

Festivallerin ve fuarların ülkesi her mevsim ayrı bir renk gibi.Nezaman giderseniz gidin mutlaka bir festivale denk geleceksiniz.Çok renkli,sanat ve müzikle dolu bir yolculuk bu ülkeyi gezmek.Ülkede tadılabilecek en mükemmel lezzet tabi ki en ön sırada o meşhur çikolataları.Çilekli,sütlü,karamelli çeşitleri yalnızca birkaçı.Damak zevkinize uygun en az bir çeşidi mutlaka var.
Çikolata dışında peynirleriyle de ünlü bir ülke.Hemen hemen her öğünde tüketilen muhteşem peynirlerinden de denemelisiniz.Peynirli fondü,peynirli somon,peynirli krep,peynirli sebze vs gibi uzayıp gidiyor seçenekleri.Kendilerine özgü geleneksel pasta ve keklerinin yanında,sosis menüleri ve sebze salataları da denemeye değer.Zürih,geleneksel lezzetlerin haricinde dünya mutfağının da her çeşidini bulabileceğiniz bir şehri İsviçre'nin.Zaten bunu,şehirdeki 2000'i aşkın restoran ve kafesinden anlayabilirsiniz.
Üzüm bağlarıyla meşhur Cenevre ise tam bir şarap keyfi şehri diyebiliriz...
Hazırlıklı olmanız gereken konu ise keyifli lezzetlerin ardından gelen kabarık hesaplar:) benden uyarması,demedi demeyin!

ÇOĞRAFİK OLARAK KÜÇÜK,TURİZM OLARAK BÜYÜK
Ülkede 700'e yakın müze bulunuyor,benim Zürih'de gördüklerim,Zürih güzel sanatlar müzesi,İsviçre devlet müzesi bunlardan sadece iki tanesi...
Bunun yanında Shakespeare hayranı olarak,seyahatim sırasında Zürih opera binasındaki Shakespeare eserlerinin sahnelenmesi de büyük bir keyif ve tesadüftü...E tabi ki bunu kaçırmadım.(hemen ardından istanbul'da seyrettiğim ve büyülendiğim Romeo&Juliette müzikalini de ayrıca kaleme alacağımı belirtmeden geçmek istemem...)
Zürih opera binası gerçekten atmosferiyle oldukça büyüleyiciydi.Gelen insanların özenli halleri ve kibar tavırları en az oyun kadar görülmeye değerdi.


İlk günlerde düzen ve temizlik insanda harika hisler uyandırsa da fazlası sıkıcı olabilir çünkü şehir sabahtan akşama festivaller sayesinde hareketli kalsa da normal zamanlarda gerçekten zombiler mi yaşıyor diyeceğiniz tenhalıkta...
İsviçrelilerin para kazanmaya harcadıkları vakti kendi keyifleri için harcayamadıkları çok açık.Bar ve gece kulüplerinin %90'ı turistlerin hizmetinde ki bu bar ve gece kulüpleri gece 12 itibariyle kapanıyor.Taksilere bir servet ödemek istemiyorsanız,ya merkezde konaklayacaksınız ya da külkedisi hesabı 24:00'ü bir dakika geçirmeyeceksiniz!Yoksa mazallah kabağa dönüşmeniz an meselesi:) bütün otobüs seferleri duruyor..
İsviçreliler buyüzdendir ki,gece dışarı adımını atmayan, akşam yemeği sonrasında da yatan insanlar topluluğudur.İstanbul'un karmaşasına alışmış biri için ıssız bir adaya düşmek gibi!

Alışveriş
Şirin dükkanlarla dolu ara sokaklar,merkezdeki dev dükkanlardan daha keyifli.Giysi,kozmetik,saat dışında,İsviçre çakısı ilk akla gelenlerden.
Son zamanlarda ülkemizde rahat rahat dolaşamayacak hale gelen biz kadınlar için,İsviçre sokakları oldukça güvenli.En ufak birşekilde rahatsızlık verebilecek bir olayla karşılaşmıyorsunuz,herkes kendi dünyasında ve oldukça saygılı.
Festivallerin en renkli kısmı da,sokaklarda özel kıyafetleriyle dolaşan ve çok iyi müzik yapan topluluklar.
En soğuk insanı bile biranda eritebilecek bir samimiyetin ve eğlencenin olduğu arnavut kaldırımlı sokaklarda kuş gibi hafif hissedebilir ve tüm stresinizi sıfırlayabilirsiniz.
Benim gibi fotoğraf çekmeye de meraklıysanız harika kareler yakalayabilirsiniz.
Şehrin merkezinden birçok değişik mekana etrafı seyrede seyrede gidebilirsiniz.Yol boyunca göreceğiniz kafelerde duraklayabilir,sabahtan akşama kadar günün her anını dakika dakika keyfe çevirebilirsiniz.
Yanda gördüğünüz restoran da benim favorilerimden biri,Zürih botanik bahçesine giderken karşıma çıktı.Özel menüleri ve lezzetleri olan,rezervasyon usulüyle çalışan bir mekan.Denemenizi tavsiye ederim.
Buraya ulaşana kadar yolda dikkatimi çekenler arasında,sokaklarda sandalyelerin üzerine oturmuş kapalı gözlerle gökyüzüne doğru duran insanlar vardı.En ufak bir güneş ışığını bile değerlendirdikleri aşikar.Zaten bu gibi ülkelerde depresyonun en büyük nedenleri arasında sayılıyor güneş ışığının az olması.Öyle bizler gibi saatlerce yanayım derdinde değiller,sağlık için gerektiği kadar güneş ışığı alma zihniyeti hakim.
Başta da söylediğim gibi,bu düzen,sakinlik,sessizlik insanı bir noktadan sonra bunaltabilir.Tavsiyem,tadını kaçırmadan keyfini çıkarmanız ve asla araba kullanmamanız.
Şehrin tadını çıkarmak,gezinin hakkını vermek için,bisiklet ve tramvay en iyi iki seçenek.
Hele bir de yanınızda fotoğraf makinanız ve sevdiğiniz bir kitap varsa hoşgeldin özgürlük!

HAYAT BİR KİTAP TEK SAYFADA KALMA OKU!
Yeni yerler görmek,yeni kültürler tanımak,rutin bakış açınızdan sizi arındıran en güzel yoldur bence.Stresi,derdi,problemi geride bıraktıran,vizyonunuzu genişleten,beyninizi çalıştıran ve geliştiren keyifli bir yol...
Yeniliğe açık olamayan,sabit fikirli ya da sabırsız bir yapınız varsa,seyahat ederek bunu sorun olmaktan çıkarabilirsiniz.

Hayat bir kere,iyi değerlendirmek lazım.O hayat kitabını okumakla,yaşamak aynı şey değil.Tek sayfada kalmak yerine,kabuğunuzu kırın dışarı çıkın.Seyahat ederek tüm sayfaları bir bir yaşayın...

Bol seyahatli günler dileğiyle,gerisi resimlerde

Sevgiyle,

PINAR TOK

DONDURAN SOĞUKLARDA AÇIKHAVA KAHVESİ





ZÜRİH BOTANİK BAHÇESİ
 




SOKAK FESTİVALLERİ













İlham aldıklarım...

İlham aldıklarım...
PROF.DR.SEVİL ATASOY

İlham aldıklarım...

İlham aldıklarım...
BETÜL MARDİN

W.SHAKESPEARE

Serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin, şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa bugün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta.

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *

Bu Blogda Ara

Translate